Offers and bonuses by SkyBet at BettingY com

  • Anasayfa

Büşra,Okan,Polen ve Ece'nin anısına fidan dikmemiz engellendi

Suruç’ta AKP destekli gerici-tekfirci IŞİD çetesi tarafından katledilen gençlerimizin anısını yaşatmak ve katliamı bir kez daha kınamak amacıyla bugün bir araya geldik. Bugün katledilen tüm gençlerimiz için ve özellikle İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencimiz Büşra Mete, Edebiyat Fakültesi öğrencimiz Polen Ünlü ile bu sene girdikleri LYS sınavında İktisat Fakültesi’ni kazanan öğrencilerimiz Ece Dinç ve Okan Pirinç adına üniversitemiz bahçesine 4 fidan dikmeyi planlamıştık. Daha önce de Eğitim Sen 6 No.lu Üniversiteler Şubesi olarak üniversitemiz yönetiminin katliamı kınayan ve katledilen öğrencilerimiz için baş sağlığı dileyen bir mesaj yayınlaması için dilekçe ile başvuruda bulunmuştuk.

Dilekçe ile yaptığımız başvuruya herhangi bir cevap verilmediği ve üniversitemiz yönetimi katliam karşısında utanç verici bir suskunluğa büründüğü yetmiyormuş gibi bugün de fidan dikerek öğrencilerimizi anma girişimimiz rektörlük tarafından özel güvenliğe verilen talimat ve üniversiteye polis çağrılması ile engellenmiştir.
Üniversite yönetimi, üniversite öğretim elemanlarını, çalışanlarını ve öğrencileri böyle bir günde özel güvenlik ve polisle karşı karşıya getirmekten çekinmeyerek, bir duyarsızlıktan ziyade art niyet içinde olduğunu göstermiştir. Bizler bu günde, özel güvenlik çalışanlarıyla ve polisle herhangi bir gerginlik yaşanmaması için çaba gösterdik. Bununla birlikte üniversite iradesinin bu vesile ile bir kez daha ortaya çıkan gerçek yüzünü teşhir etmekte, tüm ülke kamuoyuna duyurmakta kararlıyız.
Üniversite öğretim üyelerinin, rektörlük seçimlerinde kendisini gösteren iradesinin Saray tarafından çiğnenmesiyle rektörlük koltuğuna oturtulan Mahmut Ak, kendi öğrencilerinin katledilmesine duyarsız kalarak, bir açıklama yapmak için kılını kıpırdatmadığı halde anılarına fidan dikilmesini engellemek üzere polisi üniversiteye çağırıp, özel güvenlik birimlerini seferber ederek zaten tüm kamuoyu tarafından tartışılan meşruiyetini tamamen yitirmiştir.
İstanbul Üniversitesi, ilk öğrenci şehidimiz Turan Emeksiz’in anısını sadece kampüsümüzdeki büstüyle, öğrenci yemekhanesine verilen adıyla değil, özgürlük için mücadele eden ve bedel ödemekten çekinmeyen öğrencileriyle de yaşatmaktadır. Bugün yapılanlar sadece gençlerimizin anısına saygısızlık değil İstanbul Üniversitesi’nin mücadeleci geleneğine de tecavüz edilmesidir.
Bizler fidan dikmek ya da anmalar düzenlemekle yitirdiğimiz gençlerimizi geriye getiremeyeceğimizi biliyoruz. Anılarını yaşatmak için bile sembolik çabaların yeterli olmayacağının bilincindeyiz. Bu sebeple bugün yeni bir örneğine şahit olduğumuz, gericiliğe ve baskıya karşı direnerek gençlerimizin anısını yaşatacağız.

Eğitim Sen İstanbul 6 nolu Üniversiteler Şubesi

Yazdıre-Posta

Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Kurumunda Yaşanan Haksız Atamaların Karşısındayız

 

638 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici I2. maddesiyle Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı bölge müdürlükleri kapatılarak yerine il müdürlükleri açılacağı hükme bağlanmıştı. Buna göre var olan Bölge Müdürü, Bölge Müdür Yardımcısı ve Yurt Müdürleri görevden alınarak araştırmacı ünvanı ile görevlendirilmişlerdir. YURTKUR'da görevde yükselme yönetmeliğine göre, geçmiş yıllarda sınav yoluyla Yurt Müdürlüğüne atama yapılırken, bu değişiklikle sınav yoluyla Yurt Müdürü olmuş insanların hakları gasp edilmektedir. Ayrıca  YURTKUR'da yıllardır emek veren Yurt Müdür Yardımcısı ve Yurt Yönetim Memurlarının görevde yükselmeleri engellenerek, kurum dışından atamalar yapılmasıyla yurt emekçilerinin hakları da çiğnenmektedir.

Söz konusu madde kapsamında boşalan kadrolara atanacak personel için İlim Yayma Cemiyeti, Ensar Vakfı veya Eğitim Bir-Sen sendikasının referansları belirleyici olmaktadır. Yurt Müdürü kadrolarına atanacak ve ilgili kuruluşlardan referans alan kişiler bizzat genel müdürlükten gelen telefonla Ankara'da randevulara çağrılmakta ve nerede görev yapmak istedikleri sorulmaktadır. Atama yapılacak personel için 657 sayılı kanunda sayılan hususlar dışında aranan yegâne unsur bahsi geçen vakıf ve teşekküllerden edinecekleri referansın gücüdür. Bu durum kurum personeli içerisinde hakkaniyet duygusunun sorgulanmasına ve iç huzursuzluklara sebep olmaktadır. Yıllarca kurumun zorluklarına katlanarak üniversite gençliğine hizmet veren kadroların emekleri görmezden gelinerek genel olarak imam hatip çıkışlı veya diyanette çeşitli kademelerde hizmet sunan personelin boşalan kadrolara atanması genel müdürlükte kurulan komisyon tarafından uygun görülmektedir. Kurum içinden boşalan kadrolara atanacak personel için de aynı vakıf veya oluşumlardan getirecekleri referansı belirleyici olmaktadır. Hangi personelin ne gerekçeyle mülakata çağrıldığına dair tatmin edici bir bilgi kamuoyu ile henüz paylaşılmamıştır.

EĞİTİM-SEN 6. Nolu Üniversiteler Şubesi olarak Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda yaşanan hukuksuz atamaların karşısındayız. YURTKUR’un devlet içindeki milliyetçi muhafazakâr kadrolaşmanın eskiden beri odağı olduğu bilinir, bugün artık atamalarda hiçbir hukuki norm tanınmamaktadır. Sendikamız bu durumun takipçisidir. Yurt emekçileri yalnız değildir.

EĞİTİM SEN İSTANBUL 6 NOLU ÜNİVERSİTELER ŞUBESİ

Yazdıre-Posta

Halkların kardeşliğini ve barışı savunacağız, SAVAŞA HAYIR

Halkların kardeşliğini ve barışı savunacağız, SAVAŞA HAYIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin Suriye’ye karşı savaş anlamı taşıyacak bir askeri müdahaleye yönelik çıkışları gerek bölge gerekse ülkemiz halklarında büyük bir endişeye yol açmaktadır.

Suriye’ye yönelik bir askeri harekatın, müdahalenin sonuçlarının çok ağır olacağı, bu operasyonun yine emekçi halkların, gençlerin, kanı, canı üzerinden yürütüleceği çok açıktır.

Bu gözü dönmüş gidişe güçlü bir şekilde, kararlılıkla dur demenin, barış çağrısını tüm gücümüzle haykırmanın zamanıdır. 

“Halkların kardeşliğini ve barışı savunacağız, SAVAŞA HAYIR” demek için 2 Temmuz 2015, Perşembe akşamı 19.00’da, Tünel Meydanı’ndan Galatasaray Lisesi önüne bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirilecektir.

Barış çağrısına sesinizi katmanızı ve katılımınızı bekliyor, hepimize  kolay gelsin diyoruz.

KESK İstanbul Şubeler Platformu, DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, TTB-İstanbul Tabip Odası

Yazdıre-Posta

Direnen ODTÜ Emekçilerinin Yanındayız!

Direnen ODTÜ Emekçilerinin Yanındayız!

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde, Aralık 2014’te maaş promosyonu ihale sürecinde üç gün süreyle gerçekleşen grev sonucu, sendika eylem komitesindeki sendikamız iki üyesine açılan Rektörlük soruşturması “kamu görevinden çıkarılma” talebinin YÖK Disiplin Kurulu’na sunulmasıyla sonuçlanmış ve Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi Örgütlenme Sekreteri Araştırma Görevlisi Mert Kükrer ve Şube Denetleme Kurulu üyesi Teknisyen Barış Çelik işten atılma tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır. Sendikamız üyesi diğer üç meslektaşımıza ise eğitim öğretimi engelleme suçlaması ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir.

ODTÜ'lü emekçiler soruşturmaya konu olan Aralık 2014'deki eylemlilik sürecinde hak arama yolunda birlikte davranabilmek adına hepimize bir defa daha örnek olmuştur.

Bizim bildiğimiz ODTÜ, emeğe saygı, çalışan haklarına duyarlık yönünden diğer üniversitelere örnek olabilecek bir pratiğe sahipti, bu bakımlardan diğer üniversitelere göre ayrı ve olumlu bir yerde durmaktaydı. Anlaşıldığı kadarıyla Ahmet Acar bu farklılığı ortadan kaldırıp ODTÜ’yü bilim emekçilerinin haklarına saygı gösterilmeyen sıradan bir kurum haline getirmeye çalışmaktadır. Sendikamız Ankara 5 No`lu Üniversiteler Şubesi üyesi iki arkadaşımızın Rektörlük önüne 23 Haziran 2015'de direniş çadırı kurmasına kadar uzayan bu süreçte rektörlüğün tutumu ODTÜ'lü öğrenci ve emekçiler açısından bir utanç kaynağıdır.

Bizler, Eğitim Sen üniversiteler (İstanbul 6, İzmir 3 No'lu) şubeleri olarak üniversitelerin özgürlüklerin, sendikal örgütlenmenin güvence altına alındığı ortamlar olması gereğinden hareketle, dosyaları YÖK disiplin kuruluna sunulan ve kademe ilerlemesi durdurma cezası alan arkadaşlarımızın yanlarında olduğumuzu bir kez daha belirterek, ODTÜ yönetimini dosyaları geri almaya, kamuoyunu da arkadaşlarımızla dayanışmaya çağırıyoruz.

Eğitim Sen İzmir 3 nolu Üniversiteler Şubesi

Eğitim Sen İstanbul 6 nolu Üniversiteler Şubesi

Yazdıre-Posta

üyelerimizle uğraşmaktan vazgeçin

ÜYELERİMİZLE UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇİN

İstanbul Üniversitesi rektörlüğü göreve getirildiğinden beri, göreve getiriliş sürecindeki meşruiyet sıkıntısı yüzünden hayli alıngan ve güvensiz bir tutum sergilemektedir. Bunun sonucu olarak yerleşke sınırları içinde alışılmadık sayıda polis bulundurmakta, İstanbul Üniversitesi geleneğine ters olarak sadece dar bir siyasal-kültürel çevre içinden yöneticileri belirlemekte ve en önemlisi en sıradan hak arama çabalarında bile büyük bir isyanın emralerini gördüğüne vehmetmektedir. Dolayısıyla bugün İstanbul Üniversitesinde resmi kanalları kullanarak, dilekçe vererek basit bir kadro meselesindeki usulsüzlüğü takip etmek bile sorun haline gelmiştir.

Üniversitelerimizde hep bir sorun olagelen ve hiç bir zaman hakkaniyet ve liyakat ilkelerine, gereğince riayet edilmeden dağıtılan unvan, kadro ve dereceler sendikamızın hep mücadele ettiği bir konuyu teşkil eder. Şube kadın sekreterimiz Gültan Ergün’ün hakettiği dereceyi alması için çalıştığı birim rektörlük nezdinde gerekli resmi girişimlerde bulunmuş ama neredeyse bir yıla yakın bir sonuç alınamamıştır. Buraya kadar olan başka üniversitelerde de benzerlerini yaşadığımız bir sorundur, fakat sendikal sorumluluğunun da bir gereği olarak, şube kadın sekreterimiz gerek dilekçe vererek gerekse de bilgi edinme hakkı çerçevesinde konuyu kurcalamaya başladığında hayli alıngan yeni rektörlüğümüz şube kadın sekreterimize haddini bildirmek üzere, onu 13 b/4 maddesi uyarınca başka bir birime sürgün etmiştir.

Devamını Oku

Yazdıre-Posta